İran'a yönelik saldırılarla birlikte dokuz ülkeye yayılan çatışma ortamı, küresel jeopolitik dengeleri sarsarken, insanlığın vicdanını da derinden yaralıyor. Savaşın kontrol edilemez boyutlara ulaştığının en acı göstergesi olarak çocuklar ve siviller hayatını kaybediyor. Bu durum, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu zemine dönülmeden atılacak her adımın bölgesel güvenliği daha da kırılgan hale getireceği vurgulanıyor.Güç siyasetinin geçici üstünlükler sağlayabileceği ancak kalıcı barışın ancak diplomasiyle mümkün olacağı belirtiliyor. İran'ın Türkiye'nin sınır komşusu olması, bu gerilimin Türkiye için sadece dış politika meselesi değil, aynı zamanda milli güvenlik ve insani bir sorumluluk olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, derhal sulh ortamının tesis edilmesi, tarafların sükûnet içinde diyalog yoluyla ve çok taraflı mekanizmalar çerçevesinde karar alması gerektiği ifade ediliyor. İnsan hayatını merkeze alan bir barış iradesinin ertelenemez bir zorunluluk olduğu vurgulanıyor.
Kaynak: Haber Merkezi














