Şanlıurfa’da siyaset sahnesi her geçen gün daha da hareketleniyor. Yerel ya da genel seçim fark etmeksizin, kulislerde konuşulan ortak görüş şu: Bu kez hiçbir partinin işi garanti değil. Özellikle yıllardır seçimleri önde götüren AK Parti açısından Urfa seçmeninin tavrı artık daha dikkatle okunması gereken bir tablo ortaya koyuyor.
Geçmiş dönemlerde AK Parti’nin kentteki en büyük rakibi çoğunlukla DEM Parti olurken, yarış genellikle iki ana eksen üzerinden şekilleniyordu. Aday isimleri açıklandıktan sonra sahaya inilir, seçim atmosferi oluşur ve sonuç büyük ölçüde öngörülebilirdi. Ancak önümüzdeki seçim sürecinde tablo farklı görünüyor.Sahada aktif şekilde çalışan ve tabanı hareketlendiren çok sayıda güçlü profil dikkat çekiyor. Yeniden Refah Partisi kanadında Mehmet Ekinci, Hasan İzol ve Mehmet Yalçınkaya gibi isimler ile Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi’nin sahadaki temposu gözlerden kaçmıyor. Aynı şekilde CHP’de vekili Mahmut Tanal ve il başkanı Ferhat Karadağ, İYİ Parti İl Başkanı Ali Eroğlu, adeta yarın seçim varmış gibi yoğun bir saha çalışması yürütüyor.Son seçimlerde alınan oy oranları ve oluşan siyasi tablo, bu isimlerin hem yerel düzeyde hemde olası bir genel seçimde milletvekilliği yarışında da etkili olabileceğini gösteriyor. Özellikle muhalefet kanadındaki dağınık oyların daha organize bir stratejiyle birleşmesi halinde, AK Parti’nin milletvekili sayısında azalma ihtimali siyasi çevrelerde yüksek sesle dile getiriliyor.Şanlıurfa seçmeni ise artık daha talepkâr ve daha sorgulayıcı bir profil çiziyor. Ekonomik gelişmeler, yereldeki performansı, aday profilleri ve parti içi dengeler seçmenin kararında belirleyici oluyor. Bu da “nasıl olsa kazanır” anlayışının yerini daha temkinli ve stratejik bir sürece bıraktığını gösteriyor.Önümüzdeki dönemde aday listeleri, ittifak senaryoları ve saha performansı Urfa siyasetinin yönünü belirleyecek. Ancak görünen o ki, bu kez hiçbir parti için “cepte keklik” bir seçim olmayacak. Şanlıurfa’da siyasi rekabet hiç olmadığı kadar çok aktörlü ve çok bilinmeyenli bir denklem haline gelmiş durumda.
Geçmiş dönemlerde AK Parti’nin kentteki en büyük rakibi çoğunlukla DEM Parti olurken, yarış genellikle iki ana eksen üzerinden şekilleniyordu. Aday isimleri açıklandıktan sonra sahaya inilir, seçim atmosferi oluşur ve sonuç büyük ölçüde öngörülebilirdi. Ancak önümüzdeki seçim sürecinde tablo farklı görünüyor.Sahada aktif şekilde çalışan ve tabanı hareketlendiren çok sayıda güçlü profil dikkat çekiyor. Yeniden Refah Partisi kanadında Mehmet Ekinci, Hasan İzol ve Mehmet Yalçınkaya gibi isimler ile Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi’nin sahadaki temposu gözlerden kaçmıyor. Aynı şekilde CHP’de vekili Mahmut Tanal ve il başkanı Ferhat Karadağ, İYİ Parti İl Başkanı Ali Eroğlu, adeta yarın seçim varmış gibi yoğun bir saha çalışması yürütüyor.Son seçimlerde alınan oy oranları ve oluşan siyasi tablo, bu isimlerin hem yerel düzeyde hemde olası bir genel seçimde milletvekilliği yarışında da etkili olabileceğini gösteriyor. Özellikle muhalefet kanadındaki dağınık oyların daha organize bir stratejiyle birleşmesi halinde, AK Parti’nin milletvekili sayısında azalma ihtimali siyasi çevrelerde yüksek sesle dile getiriliyor.Şanlıurfa seçmeni ise artık daha talepkâr ve daha sorgulayıcı bir profil çiziyor. Ekonomik gelişmeler, yereldeki performansı, aday profilleri ve parti içi dengeler seçmenin kararında belirleyici oluyor. Bu da “nasıl olsa kazanır” anlayışının yerini daha temkinli ve stratejik bir sürece bıraktığını gösteriyor.Önümüzdeki dönemde aday listeleri, ittifak senaryoları ve saha performansı Urfa siyasetinin yönünü belirleyecek. Ancak görünen o ki, bu kez hiçbir parti için “cepte keklik” bir seçim olmayacak. Şanlıurfa’da siyasi rekabet hiç olmadığı kadar çok aktörlü ve çok bilinmeyenli bir denklem haline gelmiş durumda.
















