Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde tarımsal üretim alarm veriyor. Hububat ekimleri, son yıllarda yaşanan kuraklık ve sıcaklık artışları nedeniyle geleneksel Ekim ayı yerine Kasım sonu–Aralık ayına sarkmaya başladı. Uzmanlar, ekim takvimindeki 30–45 günlük bu gecikmenin iklim krizinin etkisiyle ortaya çıkan sistematik bir değişim olduğunu vurguluyor.
Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve TEMA Vakfı Şanlıurfa İl Temsilcisi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, tarımsal göstergelerdeki bozulmanın artık kritik seviyeye ulaştığını belirterek kamu kurumlarını uyardı.
Sayılarla Kuraklık Tablosu
1. Yağışlarda Dramatik Azalma
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Standart Yağış İndeksi (SPI) verilerine göre, Şanlıurfa’da 2024–2025 tarım yılı yağış toplamı 158 mm olurken uzun yıllar ortalaması 430 mm olarak kaydedildi. Bölge geneli, ortalamanın %50–60 altında yağış aldı.
2. Sıcaklık Rekorları Zorladı
2025 Nisan ayında Türkiye genelinde sıcaklık ortalaması uzun yıllar ortalamasının +2,1 °C, Güneydoğu Anadolu’da ise +2,5–3,0 °C üzerinde gerçekleşti. Nisan ayındaki 20 günün 12’sinde sıcaklık 30 °C’nin üzerine çıktı. Bu durum, tahılların başaklanma döneminde ciddi sıcaklık stresine yol açtı.
3. Verim Kaybı Uyarısı
TZOB’un bölgesel değerlendirmelerine göre:
Buğdayda beklenen verim düşüşü: %20–30
Arpada düşüş: %25’e kadar
Kıraç alanlarda ürün kaybı: %60’a kadar
4. Yağışlı Günler Azaldı
Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır ve Batman’da yıllık yağışlı gün sayısı 10–15 gün azaldı. Bu azalma; çıkış, kardeşlenme ve boylanma dönemlerinde kritik su eksikliğine neden oldu.
5. Çiftçi En Büyük Riskle Karşı Karşıya
Bölgedeki üretici birlikleri, son 50 yılın en kurak tarım sezonunun yaşandığını belirtiyor. TARSİM kapsamı dışında kalan üreticiler için ekonomik risk %50’nin üzerine çıkmış durumda.
“Tarım Takvimi Altüst Oldu”
Prof. Dr. Öztürkmen, iklim değişikliğinin bölge tarımını doğrudan tehdit ettiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ekim takvimi 30–45 gün gecikti. Bu gecikme yapısal bir iklim değişikliği göstergesidir. Hububat üretiminde %30’lara varan kayıplar kapıda. Hem çiftçimizin hem de soframızdaki ekmeğin geleceği tehlikede.”
Çözüm İçin Acil Çağrı
Uzmanlar, tarımsal sürdürülebilirlik için kamu ve yerel yönetimlerin hızla harekete geçmesi gerektiğini vurguluyor.
1. Sürdürülebilir Su Yönetimi
Basınçlı sulama sistemleriyle %35 su tasarrufu
Kapalı kanal sistemleriyle buharlaşma kaybında %20 azalma
Yeraltı su seviyelerinde son 10 yılda 3–7 metre düşüş, acil koruma ihtiyacı
2. Toprak Koruma
Anız yakımının etkin denetimi
Malç uygulamalarıyla %15–20 nem tasarrufu
Nadas alanlarının azaltılması, alternatif ürün destekleri
3. Çiftçiye Eğitim ve Destek
Erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması
Bölgesel iklim risk destek paketleri
TARSİM’de kuraklık teminatının genişletilmesi
4. İklim Uyumlu Tarım Politikaları
Kuraklığa dayanıklı çeşit geliştirilmesi
Tarla su verimi izleme sistemlerinin kurulması
Bölgesel ürün deseni planlaması
















