Urfa Prestij Dergisine konuk olan MEM Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Aslan şimdiye kadar geldiği süreçte özelikle eğitim alanında yapmış olduğu çalışmaları ve projeleri anlattı.
İşte o röportaj Ben Özgür Aslan 11 yıllık evliyim. 3 çocuğum var. İlk çocuğum kız Roza, sonra 2 tane erkek çocuğum var. Bir taraftan iş hayatı MEM Koleji, bir taraftan aile ve diğer taraftan ise Fenerbahçe olmak üzere. Böyle bir üçgen içerisindeyim. 3 sevdiğim alan...
Üç zevk aldığım olan, mutlu olduğum olan. Bazen şey söylüyorlar işte, Fenerbahçe şeklinde. Ayrı biz acısıyla, tatsızıyla, her şeyiyle mutluyuz, seviyoruz çünkü. Üniversitede başladım öğretmenliğe. Neden öğretmenlik? Ayrı bir konu ama öğretmenlik gerçekten çok güzel.
Bugün tekrar başlasam. Öğrencilerim bazen soruyor ''Hocam tekrardan sınava girecek olsanız ne seçersiniz?'' dediklerinde % 90 matematik öğretmenliği diyorum, %10 mühendislik şeklinde hareket ediyorum.
Çünkü onun tadını aldığınız zaman, onun olayın vicdani boyutu, çocuklara etkiniz gerçekten çok önemli. Aslı olan öğretmenlik ama matematik değil, onu net olarak söyleyeyim.
Yani fizik öğretmeni de olabilirsiniz, başka bir öğretmenlik mesleği de olabilir de. Öğretmenlik gerçekten, gerçek manada yaptığınızda ben hem çok zevkli hem çok güzel bir meslek olduğunu düşünüyorum.
2011 yılından 2021 yılına kadar eğitim koştuğu serüvenim oldu. Bu süreçte gerçekten muazzam bir şey. Yani çocuklarla beraber yaşamak, her anı, her süreçlerini, onların bir sonraki hayatlarında etkili olmak, söz sahibi olmak ve kişiliklerinde ve karakterlerinde rol almak, bunları şekillendirmek anlatamam.
Gerçekten çok muazzam.2021 yılından sonra, biraz daha bu teknolojinin gelişmesiyle, Memory diye bir program üzerinde çalışma münasebetiyle öğrencilerden biraz koptum. Bu yıl itibariyle tekrar geri döndüm öğrenciler için.
Çünkü işin zevkli olan alanı burada da şu olması gerekiyor. Öğrenciler emin olun, yani çocuklar hepimiz, bir insanın samimi olup olmadığına farkında. Samimi olduğunuz zaman, dürüst olduğunuz zaman küçük bir çocuk bile size farklı yaklaşıyor. Samimiyet çok önemli o yüzden. Samimi bir yaklaşımla 10 yılda birçok öğrenciye dokunduk. İlişkilerimiz gerçekten çok iyiydi.
Şunu söyleyebilirim net bir şekilde, kızgınlığım da doğaldı, sevincim de doğaldı, çocuklar da bunun farkındaydı. Çekinirdi ama net olarak söyleyeyim saygıya dayalı bir disiplin vardı aramızda. Bu kadar çok çocuğa dokunmak benim için çok güzel bir şey.
Çünkü yüzlerce öğrenciyi bugün tıp fakültesine gönderdim. Kendi koçluğumda. Ve aklınıza gelebilecek koçtan, otludan, boğaz içinden hangi üniversite olursa olsun hepsinin en güzide bölümlerine öğrenci yollamak benim için gurur kaynağı. Ve şu anda şunu görüyorum.
Sadece Urfa'da 800 yatak ya da 500 yatak bu hastanelerde Çok fazla öğrencim şu anda doktorluk yapıyor. Beni takip eden doktorlar da öğrencilerim şu anda. Bu çok güzel bir şey. Bu da öğrencilerinizle halen bu noktada görüşebiliyorsanız bunun temelinde samimiyet yatıyor açıkçası. Gelecekteki hedefler bir Türkiye ve dünya bir değişim noktasında öncelikle.
Bu değişimi iyi okumak gerekiyor. Yani çünkü değişmenin olduğu bir ortamda bir hedef koymak sizi yanıltabilir. Çünkü eğitimde de dünya değişiyor.Sizin koyduğunuz hedef, bugünün hedefleri ama yarınla örtüşmüyor yüzden öncelikle şu, çağı yakalamak zorundayız. Biz şehir olarak maalesef çağın biraz gerisindeyiz. Oluşturduğumuz Memory programı kişilerin görüşünden, bakış açısından tamamen uzak ve profesyonel bir şekilde.
Kişilere bırakılmış bir sistem değil. Öğrenciye odaklı kişiye odaklı kişinin akademik olarak eksiklerini belirleyip o çağın doğrularını yaptığınız zaman sizi çok olumlu bir noktaya götürecektir. Burada değişen şey şu ben öyle görüyorum artık siz Türkiye'nin birçok yılında kurum açmaktan ziyade Fikriniz, eğitim programınız Türkiye'nin birçok yerinde yer almalı. Bugün baktığımız zaman Memory İstanbul'da kullanılmaya başladı.
Bazı kolejlerde kullanılmaya başladı. Bunun fikir babası benim bu arada Memory. Bu bizim çok hoşumuza gidiyor. Bizim fikrimiz buralarda olsun. Yoksa artık bina yapmak önemli değil. Biliyorsunuz ki WhatsApp'ın değeri Türk Hava Yolları'nın değerinin kat kat üst. WhatsApp, bir fikir ya da Facebook bir fikir ama Türk Hava Yolları'na baktığımız zaman bir madde, bir ürün var ortada.
O yüzden fikirlerin daha çok büyüyeceğini düşünüyorum yüzden biz de fikirlere yatırım yapıyoruz, projelere yatırım yapıyoruz. Farklı illerde eskiden...
Yani 2021 öncesinde birçok yılda okul açmak, kurum açmak fikri vardı. Âmâ çağın getirdiği doğrular üzerinde biz de bu bakış açılarımızı ve geleceğe yönelik düşüncelerimizi köklü bir şekilde değiştirdik. Öncelikle insanlara, tüm velilere şunu söylemem gerekiyor. Şekillendirmeye başladı.
Çocuğun denemesini alırlar bu ortaokuldan itibaren. İlkokulda daha tam olarak o şekil inmedi. Gördükleri her şeye inanmasınlar lütfen. Çünkü reklam... Çünkü reklam boyutuyla insanları yönlendirmeye çalışıyorlar eğitimde de. İşte bir sürü uygulama var biliyorsun. Sosyal medyada reklam üstüne, reklam sponsorluğuna, reklam üstüne reklam geliyor. Öncelikle uzman kişilerden faydalanmaları gerekiyor, görüş almaları gerekiyor.Şu andaki teknoloji çocukların akademik olarak nerede, nasıl çalışmaları gerektiğini ortaya koyuyor. Deneme analizini biz eskiden manuel yapardık. Çocuk nerede eksik, onları bulmaya çalışıyordunuz. Ve bu büyük bir zaman kaybıydı. Çocuğun eksiğini bulmak için haftalar geçiyordu.
Bunu manuel yaptım yıllarca. Şu andaki sistemimizde çocuk biliyorsunuz yapay zekâsız veri yükleyeceksiniz. Ne kadar doğru soruları sorarsanız size o kadar doğru veri veriyor. Bu da aynı şekilde. Çocuğun direkt eksiklerine ne çalışması gerektiğini noktada yapıyor. Yani matematik kitabın tamamını çözmesine gerek yok. Birinci öncelikle nereye çalışması gerekiyorsa ona göre program yapıyor.
Hatta bizim kurumlarda şu anda şöyle bir durum var. Eğitim koçlarının bir program çizmesine gerek yok. Bizdeki Memory, yapay zekâ programı bize ait, altını çiziyorum. Orada eğitim koçlarına zaten çocuğun ne çalışacağını yazıyor, çıkarıyor.
Bizdeki eğitim koçları yaşam koçluğu yapıyor. Çocukları sabah uyandırıyor, kuruma getirtiyor, motivasyonlusuyla ilgileniyor, inanmışlığıyla ilgileniyor, çocuğu motive ediyor. Yoksa çocuğun ne çalışacağını zaten sizdeki memur yapısı belirliyor ve kurumların hepsi artık bunu ayak uydurmak zorunda.
Biliyorsunuz şehrimiz yenilikleri biraz kapalı tutacağı noktada. Açık olmamız gerekiyor ki ülkeyi yönlendiren buradaki Türkiye'deki şehir İstanbul'dur onu söyleyeyim. İlk İstanbul'da olur, yapılır, uygulanır, görülür, sonra Anadolu'ya yayılır. Burada baktığımız zaman biz memuriyeti İstanbul'daki arkadaşlarla beraber çalıştığımız için şu anda bu bizde var. Ve çalışmaları da insanlar yaparken artık profesyonel bir şekilde olması gerekiyor. Bunun sebebini de söyleyeyim.
Bugün sizin çocuğunuz diğer çocukların 100 kilometre önünde olabilir ama Artık bu programlarla bir öğrenci 5 saat çalışarak, 12 saat bu programlardan faydalanmadan çalışan bir öğrenciyi rahatlıkla yakalayabilir.
Çünkü doğru çalışmayı yakalıyorsunuz siz burada. Yani eskiden nasıldı eğitim kurumları? İletişimle, ikna ile. Artık bu değil, daha profesyonel. Ne yapıyorsunuz? Nasıl ödevler? Çocuğunu nasıl takip ediyorsunuz? Doğru çalışma şekilleri, doğru çalışma sistemleri...
Çünkü şöyle söyleyeyim ben size, reçeteniz çok güzel olabilir ama hiçbir hastalığın teşhisi doğru koyulmadan yazılacak hiçbir reçete doğru değildir. Önce doğru teşhis, sonra tedavi. Biz doğru teşhis, önce teşhisi doğru koyuyoruz, sonra tedavi yapıyoruz. Âmâ direkt tedaviye geçelim hocam. Bu olmaz. Teşhis gerekirse 3 hafta sürsün, sonra tedaviye geçelim. Anında tedaviye geçtiniz ama farklı hastalığı tedavi etmeye çalışıyorsunuz. Sizin hastalığınız o değil ki.
O yüzden bireyi tanımamız gerekiyor. Âmâ öncelikle şunu söyleyeyim. Bir çocuk da başarıyı yakalayabilmek için çocuğun da kendini tanıması gerekiyor. Bunu da sağlamanız lazım. Eğer bir birey istediği kadar zeki olsun, doğru çalışma olmadığı zaman boşa kürek sallamaktır. Şimdi bizim zaten amacımız o.
Çocuğun DGS puanı ya da zekâsı belli bir noktadadır. Biz öğrenciye çocuğun potansiyeli ulaştırmaya çalışıyoruz. Bu da doğru çalışmayla olur. Önce doğru çalışacaksınız, doğru çalışmayı başardıktan sonra çalışma süresini arttırabilirsiniz. Şimdi Memory bir yazılımdır, bir yazılım programıdır, bir yapay zekâ programıdır. Piyasada dikkat ederseniz biz şöyle 2021 yılındaydı, MEM yapay zekâ çok yakındı diye bir tanıtım girmiştik. Tüm kurumlar ya da tüm platformlarda işte yapay zekâ destekli eğitim, yapay zekâ destekli eğitim herkes söylemeye başladı. İşte biz 2021'de bunun hazırlığına başlamıştık. Emory, tamamen öğrenciyi tanımaya yönelik, bireyi tanımaya yönelik ve sürekli o öğrenciyi tanıyacak veriler. Şöyle düşünün. Sürekli bir kan tahlili veriyorsunuz belli aralıklarla. Röntgen çektiriyorsunuz. Vücudunuzdaki değişiklikleri gösteriyor. Ve ona yönelik hangi vitamini kullanacağınız ortaya çıkıyor. Yani bugün siz A vitaminimi almanız gerekiyor, D vitaminimi. Neye göre belirliyorsunuz? Kan tahliline göre değil mi?
Memory öğrencilerin nasıl çalışacağı, nereye çalışacağını yönlendiren bir program. Şimdi öncelikle şunu söyleyeyim ben size. Ben size az önce bir üçgenden bahsettim. MEM dedim, çocuklarım, ailem dedim ve Fenerbahçe dedim. Bu üçgenin içerisinde ben mutluyum dedim. Çocuğunuz dürüst olduğu müddetçe üniversite sınavını kazanmayabilir, olmayabilir.
Siz çocuğunuzu çocuğunuz olduğu için seversiniz. Yeter ki dürüst bir insan olsun. Şimdi Fenerbahçe'ye benim bakış açım 3 puana ya da şampiyonluklar endeksli bir şey değil. Onu söyleyeyim. Çocuklarıma nasıl ya da öğrencilerim de çocuklarım gibi nasıl mücadele etmekten vazgeçmeyin diyorsam Fenerbahçeliliğim de öyle futbolcuları da takım mücadele ettiği müddetçe şampiyon olup olmaması tüm samimiyetimle söylüyorum önemli değil. Hak edilmemiş bir üç puanla şampiyon olduğumuzda ben şampiyonluk turuna çıkarım.
Cesur. Örneklerini ben Ankara'da İstanbul'da gördüm. Urfa’da yapılması bana cesurca geldi. Ve Prestij dergisine baktığımda Urfa'da kadın girişimcisi sayısının az olduğunu gördüm.
Açıkçası, Prestij dergisi bunu da ortaya koydu ve insanların o dergi üzerinden bazı şeylere bakıp net olarak söyleyeyim ve bu kadın girişimciler özellikle onları gördüğünde biliyorsunuz kadınlar erkeklere göre birbirinden daha fazla etkilenirler ve bunların sayısının artması birçok kişiye ulaşması birkaç yıl içerisinde de kadın girişimcilerin sayısını arttıracaktır.
Sizler için ise şunu söyleyebilirim. Bu bölgede cesur bir hamle çünkü insanlar pek fazla buna yanaşmıyor ama hem yaptığınız lansman olsun hem bu çalışmalar olsun gerçekten takdire şayan.
Sosyal medyayla desteklenmesi bütünleştiriyor olayı ve kısa bir zamanda insanlardan çok daha fazla olumlu tepki alacağınızı düşünüyorum. Cesur ve güzel bir adım karşılığını bulacaktır. Dedi.
İşte o röportaj Ben Özgür Aslan 11 yıllık evliyim. 3 çocuğum var. İlk çocuğum kız Roza, sonra 2 tane erkek çocuğum var. Bir taraftan iş hayatı MEM Koleji, bir taraftan aile ve diğer taraftan ise Fenerbahçe olmak üzere. Böyle bir üçgen içerisindeyim. 3 sevdiğim alan...
Üç zevk aldığım olan, mutlu olduğum olan. Bazen şey söylüyorlar işte, Fenerbahçe şeklinde. Ayrı biz acısıyla, tatsızıyla, her şeyiyle mutluyuz, seviyoruz çünkü. Üniversitede başladım öğretmenliğe. Neden öğretmenlik? Ayrı bir konu ama öğretmenlik gerçekten çok güzel.
Bugün tekrar başlasam. Öğrencilerim bazen soruyor ''Hocam tekrardan sınava girecek olsanız ne seçersiniz?'' dediklerinde % 90 matematik öğretmenliği diyorum, %10 mühendislik şeklinde hareket ediyorum.
Çünkü onun tadını aldığınız zaman, onun olayın vicdani boyutu, çocuklara etkiniz gerçekten çok önemli. Aslı olan öğretmenlik ama matematik değil, onu net olarak söyleyeyim.
Yani fizik öğretmeni de olabilirsiniz, başka bir öğretmenlik mesleği de olabilir de. Öğretmenlik gerçekten, gerçek manada yaptığınızda ben hem çok zevkli hem çok güzel bir meslek olduğunu düşünüyorum.
2011 yılından 2021 yılına kadar eğitim koştuğu serüvenim oldu. Bu süreçte gerçekten muazzam bir şey. Yani çocuklarla beraber yaşamak, her anı, her süreçlerini, onların bir sonraki hayatlarında etkili olmak, söz sahibi olmak ve kişiliklerinde ve karakterlerinde rol almak, bunları şekillendirmek anlatamam.
Gerçekten çok muazzam.2021 yılından sonra, biraz daha bu teknolojinin gelişmesiyle, Memory diye bir program üzerinde çalışma münasebetiyle öğrencilerden biraz koptum. Bu yıl itibariyle tekrar geri döndüm öğrenciler için.
Çünkü işin zevkli olan alanı burada da şu olması gerekiyor. Öğrenciler emin olun, yani çocuklar hepimiz, bir insanın samimi olup olmadığına farkında. Samimi olduğunuz zaman, dürüst olduğunuz zaman küçük bir çocuk bile size farklı yaklaşıyor. Samimiyet çok önemli o yüzden. Samimi bir yaklaşımla 10 yılda birçok öğrenciye dokunduk. İlişkilerimiz gerçekten çok iyiydi.

Şunu söyleyebilirim net bir şekilde, kızgınlığım da doğaldı, sevincim de doğaldı, çocuklar da bunun farkındaydı. Çekinirdi ama net olarak söyleyeyim saygıya dayalı bir disiplin vardı aramızda. Bu kadar çok çocuğa dokunmak benim için çok güzel bir şey.
Çünkü yüzlerce öğrenciyi bugün tıp fakültesine gönderdim. Kendi koçluğumda. Ve aklınıza gelebilecek koçtan, otludan, boğaz içinden hangi üniversite olursa olsun hepsinin en güzide bölümlerine öğrenci yollamak benim için gurur kaynağı. Ve şu anda şunu görüyorum.
Sadece Urfa'da 800 yatak ya da 500 yatak bu hastanelerde Çok fazla öğrencim şu anda doktorluk yapıyor. Beni takip eden doktorlar da öğrencilerim şu anda. Bu çok güzel bir şey. Bu da öğrencilerinizle halen bu noktada görüşebiliyorsanız bunun temelinde samimiyet yatıyor açıkçası. Gelecekteki hedefler bir Türkiye ve dünya bir değişim noktasında öncelikle.
Bu değişimi iyi okumak gerekiyor. Yani çünkü değişmenin olduğu bir ortamda bir hedef koymak sizi yanıltabilir. Çünkü eğitimde de dünya değişiyor.Sizin koyduğunuz hedef, bugünün hedefleri ama yarınla örtüşmüyor yüzden öncelikle şu, çağı yakalamak zorundayız. Biz şehir olarak maalesef çağın biraz gerisindeyiz. Oluşturduğumuz Memory programı kişilerin görüşünden, bakış açısından tamamen uzak ve profesyonel bir şekilde.

Kişilere bırakılmış bir sistem değil. Öğrenciye odaklı kişiye odaklı kişinin akademik olarak eksiklerini belirleyip o çağın doğrularını yaptığınız zaman sizi çok olumlu bir noktaya götürecektir. Burada değişen şey şu ben öyle görüyorum artık siz Türkiye'nin birçok yılında kurum açmaktan ziyade Fikriniz, eğitim programınız Türkiye'nin birçok yerinde yer almalı. Bugün baktığımız zaman Memory İstanbul'da kullanılmaya başladı.
Bazı kolejlerde kullanılmaya başladı. Bunun fikir babası benim bu arada Memory. Bu bizim çok hoşumuza gidiyor. Bizim fikrimiz buralarda olsun. Yoksa artık bina yapmak önemli değil. Biliyorsunuz ki WhatsApp'ın değeri Türk Hava Yolları'nın değerinin kat kat üst. WhatsApp, bir fikir ya da Facebook bir fikir ama Türk Hava Yolları'na baktığımız zaman bir madde, bir ürün var ortada.
O yüzden fikirlerin daha çok büyüyeceğini düşünüyorum yüzden biz de fikirlere yatırım yapıyoruz, projelere yatırım yapıyoruz. Farklı illerde eskiden...
Yani 2021 öncesinde birçok yılda okul açmak, kurum açmak fikri vardı. Âmâ çağın getirdiği doğrular üzerinde biz de bu bakış açılarımızı ve geleceğe yönelik düşüncelerimizi köklü bir şekilde değiştirdik. Öncelikle insanlara, tüm velilere şunu söylemem gerekiyor. Şekillendirmeye başladı.
Çocuğun denemesini alırlar bu ortaokuldan itibaren. İlkokulda daha tam olarak o şekil inmedi. Gördükleri her şeye inanmasınlar lütfen. Çünkü reklam... Çünkü reklam boyutuyla insanları yönlendirmeye çalışıyorlar eğitimde de. İşte bir sürü uygulama var biliyorsun. Sosyal medyada reklam üstüne, reklam sponsorluğuna, reklam üstüne reklam geliyor. Öncelikle uzman kişilerden faydalanmaları gerekiyor, görüş almaları gerekiyor.Şu andaki teknoloji çocukların akademik olarak nerede, nasıl çalışmaları gerektiğini ortaya koyuyor. Deneme analizini biz eskiden manuel yapardık. Çocuk nerede eksik, onları bulmaya çalışıyordunuz. Ve bu büyük bir zaman kaybıydı. Çocuğun eksiğini bulmak için haftalar geçiyordu.
Bunu manuel yaptım yıllarca. Şu andaki sistemimizde çocuk biliyorsunuz yapay zekâsız veri yükleyeceksiniz. Ne kadar doğru soruları sorarsanız size o kadar doğru veri veriyor. Bu da aynı şekilde. Çocuğun direkt eksiklerine ne çalışması gerektiğini noktada yapıyor. Yani matematik kitabın tamamını çözmesine gerek yok. Birinci öncelikle nereye çalışması gerekiyorsa ona göre program yapıyor.
Hatta bizim kurumlarda şu anda şöyle bir durum var. Eğitim koçlarının bir program çizmesine gerek yok. Bizdeki Memory, yapay zekâ programı bize ait, altını çiziyorum. Orada eğitim koçlarına zaten çocuğun ne çalışacağını yazıyor, çıkarıyor.
Bizdeki eğitim koçları yaşam koçluğu yapıyor. Çocukları sabah uyandırıyor, kuruma getirtiyor, motivasyonlusuyla ilgileniyor, inanmışlığıyla ilgileniyor, çocuğu motive ediyor. Yoksa çocuğun ne çalışacağını zaten sizdeki memur yapısı belirliyor ve kurumların hepsi artık bunu ayak uydurmak zorunda.
Biliyorsunuz şehrimiz yenilikleri biraz kapalı tutacağı noktada. Açık olmamız gerekiyor ki ülkeyi yönlendiren buradaki Türkiye'deki şehir İstanbul'dur onu söyleyeyim. İlk İstanbul'da olur, yapılır, uygulanır, görülür, sonra Anadolu'ya yayılır. Burada baktığımız zaman biz memuriyeti İstanbul'daki arkadaşlarla beraber çalıştığımız için şu anda bu bizde var. Ve çalışmaları da insanlar yaparken artık profesyonel bir şekilde olması gerekiyor. Bunun sebebini de söyleyeyim.
Bugün sizin çocuğunuz diğer çocukların 100 kilometre önünde olabilir ama Artık bu programlarla bir öğrenci 5 saat çalışarak, 12 saat bu programlardan faydalanmadan çalışan bir öğrenciyi rahatlıkla yakalayabilir.

Çünkü doğru çalışmayı yakalıyorsunuz siz burada. Yani eskiden nasıldı eğitim kurumları? İletişimle, ikna ile. Artık bu değil, daha profesyonel. Ne yapıyorsunuz? Nasıl ödevler? Çocuğunu nasıl takip ediyorsunuz? Doğru çalışma şekilleri, doğru çalışma sistemleri...
Çünkü şöyle söyleyeyim ben size, reçeteniz çok güzel olabilir ama hiçbir hastalığın teşhisi doğru koyulmadan yazılacak hiçbir reçete doğru değildir. Önce doğru teşhis, sonra tedavi. Biz doğru teşhis, önce teşhisi doğru koyuyoruz, sonra tedavi yapıyoruz. Âmâ direkt tedaviye geçelim hocam. Bu olmaz. Teşhis gerekirse 3 hafta sürsün, sonra tedaviye geçelim. Anında tedaviye geçtiniz ama farklı hastalığı tedavi etmeye çalışıyorsunuz. Sizin hastalığınız o değil ki.
O yüzden bireyi tanımamız gerekiyor. Âmâ öncelikle şunu söyleyeyim. Bir çocuk da başarıyı yakalayabilmek için çocuğun da kendini tanıması gerekiyor. Bunu da sağlamanız lazım. Eğer bir birey istediği kadar zeki olsun, doğru çalışma olmadığı zaman boşa kürek sallamaktır. Şimdi bizim zaten amacımız o.
Çocuğun DGS puanı ya da zekâsı belli bir noktadadır. Biz öğrenciye çocuğun potansiyeli ulaştırmaya çalışıyoruz. Bu da doğru çalışmayla olur. Önce doğru çalışacaksınız, doğru çalışmayı başardıktan sonra çalışma süresini arttırabilirsiniz. Şimdi Memory bir yazılımdır, bir yazılım programıdır, bir yapay zekâ programıdır. Piyasada dikkat ederseniz biz şöyle 2021 yılındaydı, MEM yapay zekâ çok yakındı diye bir tanıtım girmiştik. Tüm kurumlar ya da tüm platformlarda işte yapay zekâ destekli eğitim, yapay zekâ destekli eğitim herkes söylemeye başladı. İşte biz 2021'de bunun hazırlığına başlamıştık. Emory, tamamen öğrenciyi tanımaya yönelik, bireyi tanımaya yönelik ve sürekli o öğrenciyi tanıyacak veriler. Şöyle düşünün. Sürekli bir kan tahlili veriyorsunuz belli aralıklarla. Röntgen çektiriyorsunuz. Vücudunuzdaki değişiklikleri gösteriyor. Ve ona yönelik hangi vitamini kullanacağınız ortaya çıkıyor. Yani bugün siz A vitaminimi almanız gerekiyor, D vitaminimi. Neye göre belirliyorsunuz? Kan tahliline göre değil mi?
Memory öğrencilerin nasıl çalışacağı, nereye çalışacağını yönlendiren bir program. Şimdi öncelikle şunu söyleyeyim ben size. Ben size az önce bir üçgenden bahsettim. MEM dedim, çocuklarım, ailem dedim ve Fenerbahçe dedim. Bu üçgenin içerisinde ben mutluyum dedim. Çocuğunuz dürüst olduğu müddetçe üniversite sınavını kazanmayabilir, olmayabilir.
Siz çocuğunuzu çocuğunuz olduğu için seversiniz. Yeter ki dürüst bir insan olsun. Şimdi Fenerbahçe'ye benim bakış açım 3 puana ya da şampiyonluklar endeksli bir şey değil. Onu söyleyeyim. Çocuklarıma nasıl ya da öğrencilerim de çocuklarım gibi nasıl mücadele etmekten vazgeçmeyin diyorsam Fenerbahçeliliğim de öyle futbolcuları da takım mücadele ettiği müddetçe şampiyon olup olmaması tüm samimiyetimle söylüyorum önemli değil. Hak edilmemiş bir üç puanla şampiyon olduğumuzda ben şampiyonluk turuna çıkarım.
Cesur. Örneklerini ben Ankara'da İstanbul'da gördüm. Urfa’da yapılması bana cesurca geldi. Ve Prestij dergisine baktığımda Urfa'da kadın girişimcisi sayısının az olduğunu gördüm.
Açıkçası, Prestij dergisi bunu da ortaya koydu ve insanların o dergi üzerinden bazı şeylere bakıp net olarak söyleyeyim ve bu kadın girişimciler özellikle onları gördüğünde biliyorsunuz kadınlar erkeklere göre birbirinden daha fazla etkilenirler ve bunların sayısının artması birçok kişiye ulaşması birkaç yıl içerisinde de kadın girişimcilerin sayısını arttıracaktır.
Sizler için ise şunu söyleyebilirim. Bu bölgede cesur bir hamle çünkü insanlar pek fazla buna yanaşmıyor ama hem yaptığınız lansman olsun hem bu çalışmalar olsun gerçekten takdire şayan.
Sosyal medyayla desteklenmesi bütünleştiriyor olayı ve kısa bir zamanda insanlardan çok daha fazla olumlu tepki alacağınızı düşünüyorum. Cesur ve güzel bir adım karşılığını bulacaktır. Dedi.



















