Türkiye'nin Yeni Anayasa İhtiyacı: Sivil ve Özgürlükçü Bir Mutabakat Çağrısı
ABB Şanlıurfa İl Başkanı Naif Bülbül, yeni anayasa tartışmasının Türkiye'nin siyasal meşruiyet zeminini güçlendirme, devlet-toplum mesafesini azaltma ve sivil, özgürlükçü bir mutabakat oluşturma çabası olduğunu belirtti. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında bürokratik tortulardan arınmış bir siyasal mimari arayışının altını çizdi.
ABB Şanlıurfa İl Başkanı Naif Bülbül, yeni anayasa meselesinin sadece hukuki bir metin oluşturma arayışının ötesinde, Türkiye'nin siyasal meşruiyet zeminini yeniden tahkim etme çabası olduğunu belirtti. Bülbül, bu sürecin devlet ile toplum arasındaki mesafeyi azaltmayı, kamusal alanı vesayetçi reflekslerden arındırmayı ve siyasal alanı daha sahici bir temsil kabiliyetine kavuşturmayı hedeflediğini vurguladı.
Kuşatıcı ve Sivil Bir Anayasa Vurgusu
Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda Bülbül, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasanın, toplumu yukarıdan dizayn eden değil, aşağıdan yukarıya doğru şekillenen demokratik bir mutabakatın ifadesi olacağını dile getirdi. Türkiye'nin ihtiyacının sadece normlar toplamı değil, toplumsal çoğulluğu devlet aklıyla buluşturabilen, farklılıkları bir tehdit değil zenginlik olarak kodlayan yeni bir siyasal sözleşme olduğunu ifade etti.
Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Yeni Bir Siyasal Mimari Arayışı
Demokrasinin sandıkla başlayan ancak seçimlere indirgenemeyecek kadar derin bir meşruiyet alanı olduğunu belirten Bülbül, yeni anayasa tartışmasının tam da bu noktada anlam kazandığını söyledi. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye'nin, bürokratik tortulardan arınmış, millet iradesini merkeze alan daha rafine bir siyasal mimari arayışında olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak: Haber Merkezi