"Toprağın Hafızası" Sergisi Mersin'de Sanatseverlerle Buluştu

Sanatın evrensel dili ile çevresel farkındalığı buluşturan "Toprağın Hafızası – Uluslararası Çevresel Farkındalık Sergisi ve Sanat Çalıştayı", Mersin Arkeoloji Müzesi'nde gerçekleştirilen görkemli açılış töreniyle kapılarını sanatseverlere açtı.

Sanatın evrensel dili ile çevresel farkındalığı buluşturan "Toprağın Hafızası – Uluslararası Çevresel Farkındalık Sergisi ve Sanat Çalıştayı", Mersin Arkeoloji Müzesi'nde gerçekleştirilen görkemli açılış töreniyle kapılarını sanatseverlere açtı.

USART (Uluslararası Kültür Sanat Topluluğu ve Sağlık Eko Turizm Derneği) ile UNIART (Uluslararası Evrensel Farkındalık Platformu) tarafından düzenlenen organizasyon, yalnızca bir sanat sergisi olmanın ötesinde; doğaya, kültürel mirasa ve insanlığın ortak geleceğine adanmış uluslararası bir vicdan çağrısına dönüştü.

Türkiye'nin farklı şehirlerinden ve dünyanın birçok ülkesinden sanatçılar, eserleriyle toprağın hafızasını, doğanın sessiz çığlığını ve insanlığın geleceğine dair umutlarını aynı çatı altında buluşturdu.

11 Ülkeden Sanatçılar Aynı Vicdanda Buluştu

Sergide Türkiye'nin yanı sıra İran, Hindistan, Pakistan, Kazakistan, Azerbaycan, Zimbabve ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere farklı ülkelerden sanatçıların eserleri yer aldı.

Uluslararası katılımcılar arasında;

Ahmet Erman Karagöz (Kıbrıs)

Aida Arghavani (İran)

Ansa Mustafa (Kazakistan)

Arif Khan (Pakistan)

Hariom Bawa (Hindistan)

Ashok Kumar (Hindistan)

Fidan Mammadova (Azerbaycan)

Langton Musekiwa (Zimbabve)

Mehrangiz Taleeizadeh (İran)

Ram Krishna Agrawal (Hindistan)

Heykeltıraş Ajeshkumar Kandalloor (Hindistan)


yer alırken, Türkiye'den katılan sanatçılar da sergiye güçlü katkılar sundu.

Türkiye'yi temsil eden sanatçılar arasında;

Ahmet Şaşoğlu, Av. Bilgin Yeşilboğaz, Ayla Sökmen, Banu Reyhanlıoğlu, Birgül Metin Sarıkaya, Cemil Beycan, Deniz Sümer, Esin Kenez, Esra Kaya, Fatma Nazan Özsaka, Hamit Memiş, Hatice Çam, Hüseyin Özer, Huriye Bal, Merve Can, Naci Edi, Nejla Daloğlu, Nurseren Tor, Seher Balcı, Şule Erdem, Süleyman Çetinkaya, Yücel Keleşoğlu ve Muharrem Çelik eserleriyle çevre bilincini sanat aracılığıyla ziyaretçilere aktardı.

Açılışın En Güçlü Mesajı: "Doğa Hiçbir Şeyi Unutmaz"

Açılış programının en dikkat çekici konuşmalarından birini gerçekleştiren önceki dönem Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, "Toprak, Sanat ve Yaşam" başlıklı konuşmasında doğa ile insan arasındaki kadim ilişkiye dikkat çekti.

Yeşilboğaz konuşmasında;

> "Toprak yalnızca üzerinde yürüdüğümüz yer değildir. Toprak, kim olduğumuzun hafızasıdır."

sözleriyle salondan büyük alkış aldı.

Konuşmasında toprağın binlerce yıllık uygarlıkları, insan emeğini ve yaşamın tüm izlerini sessizce taşıdığını ifade eden Yeşilboğaz, insanın doğanın sahibi değil emanetçisi olduğunu vurgulayarak şu anlamlı değerlendirmeyi yaptı:

> "Bir resim bazen yüzlerce sayfalık rapordan daha güçlüdür. Bir heykel uzun konuşmalardan daha etkili olabilir. Çünkü sanat insanın vicdanına dokunur."

Çevre mücadelesinin yalnızca bilim ve hukukla değil, sanatın dönüştürücü gücüyle de desteklenmesi gerektiğini belirten Yeşilboğaz, çocuklara bırakılacak en büyük mirasın temiz bir doğa olduğunu söyledi.

Hülya Gülmez: "Sanat İnsanlığın Ortak Vicdanıdır"

Serginin küratörü ve USART Dernek Başkanı Hülya Gülmez ise yaptığı açılış konuşmasında sanatın yalnızca estetik üretim olmadığını, aynı zamanda toplumların ortak hafızasını ve vicdanını temsil ettiğini ifade etti.

Gülmez konuşmasında;

> "Bugün burada yalnızca eserlerin bir araya geldiği bir sergiyi açmıyoruz. Doğaya, insana ve geleceğe karşı ortak sorumluluğumuzu da ortaya koyuyoruz."

dedi.

İklim değişikliği, çevre kirliliği ve doğal kaynakların hızla tükenmesinin tüm insanlığın ortak sorunu olduğuna dikkat çeken Gülmez, sanatın bu sorunlara dikkat çekmedeki en güçlü araçlardan biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

> "Bazen tek bir eser, uzun konuşmalardan çok daha güçlü mesajlar verebilir. Çünkü sanat; insanlığın ortak hafızası, ortak vicdanı ve ortak umududur."

Yurt dışından eserleri ile katılan  sanatçılara Türkiye'nin dört bir yanından gelen ressamlara, yazarlara, müzisyenlere, konuşmacılara ve gönüllülere teşekkür eden Gülmez; organizasyona destek veren kurum ve sponsorların katkılarının da kültür ve sanat adına önemli bir dayanışma örneği oluşturduğunu vurguladı.

Sanatın Üretim Süreci de Ziyaretçilerle Buluştu

Etkinlik kapsamında sanat yalnızca sergi salonlarında kalmadı.

Uluslararası sanatçılar;

Aida Arghavani, Esin Kenez  gerçekleştirdikleri canlı workshoplarla üretim süreçlerini ziyaretçilerle paylaşırken, çocuk atölyeleri, imza günleri, sanat söyleşileri ve canlı müzik dinletileri etkinliğe ayrı bir renk kattı.

Yazarlar Birgül Metin Sarıkaya, Nejla Daloğlu, Hüseyin Özer ve Süleyman Çetinkaya okurlarıyla buluşurken, Sitemi Müzik Grubu ile müzisyen Ali Fuat Özgül sanat şölenine müzikleriyle eşlik etti.

Sanatın Diliyle Geleceğe Çağrı

Sergi boyunca ziyaretçilere verilen ortak mesaj ise son derece netti:

"Doğa konuşmaz; ama her şeyi hatırlar."

 

Her eser; kuruyan nehirleri, yok olan canlı türlerini, kesilen ormanları, kirlenen denizleri ve insanlığın doğaya karşı sorumluluğunu sanatın evrensel diliyle anlattı.

"Toprağın Hafızası", yalnızca farklı ülkelerden sanatçıları aynı salonda buluşturmadı; aynı zamanda ortak bir geleceğin mümkün olabileceğine dair güçlü bir umut da ortaya koydu.

Mersin Arkeoloji Müzesi'nde gerçekleştirilen bu uluslararası buluşma, sanatın yalnızca estetik bir ifade biçimi olmadığını; aynı zamanda çevresel farkındalık, kültürel mirasın korunması ve toplumsal bilinç oluşturma yolunda evrensel bir sorumluluk taşıdığını bir kez daha gösterdi.

Ve belki de serginin bütün ruhunu tek cümle özetledi:

"Toprak yalnızca üzerinde yürüdüğümüz yer değildir; toprağın hafızası, insanlığın vicdanıdır."