Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Fırat'tan Mega Endüstriyel Bölge Planına Tepki
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Alanları Master Planı kapsamında Türkiye genelinde 13 ilde toplam 59 bin hektarlık alanda kurulması planlanan 16 'Mega Endüstriyel Bölge' kararı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tartışmalara neden oldu. B
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Alanları Master Planı kapsamında Türkiye genelinde 13 ilde toplam 59 bin hektarlık alanda kurulması planlanan 16 “Mega Endüstriyel Bölge” kararı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da tartışmalara neden oldu. Bölgedeki iş dünyası temsilcileri, yeni sanayi planının mevcut haliyle bölgesel kalkınma hedeflerinden uzak olduğunu belirterek planın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Fırat, sanayi yatırımlarının dengeli dağıtılmasının Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Fırat, hazırlanan planın Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun üretim planlamasının dışında bırakılması riskini taşıdığını ifade ederek bunun bölgesel eşitsizliği artırabileceğine dikkat çekti.
16 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sanayi Alanları Master Planı’nın temel hedefinin, sanayi yükünü Marmara Bölgesi’nden iç kesimlere kaydırmak ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak olduğunu hatırlatan Fırat, ancak açıklanan mega sanayi bölgelerinin büyük ölçüde İç Anadolu hattında yoğunlaştığını ve Doğu ile Güneydoğu Anadolu’nun bu planlamada yeterince yer bulamadığını söyledi.
Geçmiş yıllarda uygulanan yatırım teşviklerinin de bölgesel eşitsizliği artırdığına dikkat çeken Fırat, 2002–2024 yılları arasında verilen teşviklerin yaklaşık yüzde 41’inin gelişmiş bölgelerde yoğunlaştığını, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun ise yalnızca yüzde 5 civarında pay alabildiğini ifade etti. Buna karşılık 1. ve 2. bölgelerde yer alan 21 ilin toplam teşvik payı yüzde 61 olurken, 5. ve 6. bölgelerde bulunan 29 ilin payının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kaldığını belirten Fırat, bu durumun emek, beyin ve sermaye göçünü hızlandırdığını vurguladı.
Mega Endüstriyel Bölge planının savunulmasında deprem riskinin önemli bir kriter olarak öne çıkarıldığını belirten Fırat, bunun tek başına yeterli bir kriter olmadığını söyledi. Diyarbakır, Şırnak, Batman, Ağrı, Iğdır ve Kars’ın 2. derece deprem kuşağında, Şanlıurfa ve Mardin’in ise 3. derece deprem kuşağında bulunduğunu hatırlatan Fırat, buna rağmen mega sanayi bölgesi ilan edilen bazı illerin de deprem kuşaklarında yer aldığına dikkat çekti.
Türkiye’nin yeni ticaret rotalarında Irak ve Suriye pazarlarının giderek daha önemli hale geldiğini belirten Fırat, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun bu açıdan stratejik bir konuma sahip olduğunu ifade etti. Habur ve Nusaybin sınır kapılarına yakınlığın dış ticaret açısından önemli avantaj sağladığını belirten Fırat, bölgenin Irak ve Suriye’ye yaptığı ihracatın toplam ihracatın yaklaşık yüzde 50’sini oluşturduğunu hatırlattı.
Bölgenin güçlü tarım ve hayvancılık potansiyeline de dikkat çeken Fırat, Şanlıurfa’nın pamuk, mercimek ve fıstık üretiminde Türkiye’de birinci sırada yer aldığını, Diyarbakır’ın buğday üretiminde üçüncü sırada bulunduğunu, Batman’ın mercimekte üçüncü sırada, Siirt’in ise fıstık üretiminde Türkiye birincisi olduğunu söyledi. Ayrıca küçükbaş hayvancılıkta Türkiye’nin ilk 10 ili arasında bölgeden 5 ilin bulunduğunu ifade etti.
Genç nüfusun yoğun şekilde mega sanayi bölgelerine göç etmesi halinde tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin olumsuz etkilenebileceğine dikkat çeken Fırat, bölgenin genç iş gücü açısından önemli bir avantaja sahip olduğunu vurguladı. Şanlıurfa’da doğurganlık oranının 3,28, Diyarbakır’da 2,20 ve Şırnak’ta 2,62 seviyesinde olduğunu belirten Fırat, bu oranların birçok mega sanayi bölgesi ilan edilen ile göre oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti.
Açıklamasının sonunda sanayi planlamasının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda nüfus hareketleri, ticaret eksenleri ve ekonomik dengelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Fırat, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun genç nüfusu, tarım altyapısı ve sınır ticareti avantajı ile üretim planlamasında daha güçlü şekilde yer alması gerektiğini söyledi.
Fırat, özellikle 5. ve 6. teşvik bölgesinde yer alan illerin Mega Endüstriyel Bölge kapsamına alınması ve bu bölgeler için özel kalkınma projeleri geliştirilmesi gerektiğini belirterek planın yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.