Hürriyet Sağlık-Sen: İnsan onuruna yaraşır bir iş hayatı için iş bırakıyoruz
Hürriyet Sağlık-Sen Şanlıurfa İl Temsilcisi Cengizhan Karaçizmeli, 'Sağlıkta şiddetin ve mobbingin olmadığı insan onuruna yaraşır bir iş hayatı ve yaşam koşulları için iş bırakıyoruz' dedi.
Sağlık çalışanları, sağlıkta yaşanan şiddet olaylarının son bulması, mali ve diğer özlük haklarının iyileştirilmesi ve sağlık sektöründeki kayırma ve mobbingin son bulması için Türkiye genelinde iki gündür iş bırakma eylemi gerçekleştiriyor.
Bu günde devam eden iş bırakma eylemiyle ilgili Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bir araya gelen Hürriyet Sağlık-Sen üyeleri bir basın açıklaması yaptı.
Sendika adına basın açıklaması yapan Hürriyet Sağlık-Sen Şanlıurfa İl Temsilcisi Cengizhan Karaçizmeli, “Bugün Hürriyet Sağlık-Sen olarak tüm teşkilatlarımızla alanlardayız. Hep birlikte bugün sağlık çalışanlarının sesi olmaya ve bundan sonra da her türlü sorunlarının yegane savunucusu olarak var olmaya devam edeceğiz.
1-2 Ağustos 2023 tarihlerinde sağlık çalışanlarının sesinin duyulması ve başta özlük ve mali haklarının iyileştirilmesi olmaz üzere, sağlıkta şiddetin ve mobbingin olmadığı insan onuruna yaraşır bir iş hayatı ve yaşam koşulları için iş bırakıyoruz.
Her türlü zorlu şartlara mesleğini icra eden sağlık çalışanları özellikle son yıllarda artan iş yükü, zorlu ekonomik koşullara ve artan şiddet olaylarına rağmen mesleğine olan bağlılığından hiçbir şey kaybetmeden aynı özveri ile çalışmaya ve yaşama devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
‘SAĞLIK ÇALIŞANLARI EKONOMİK DAR BOĞAZIN İÇİNDE’
Sağlık sektörünün ne yazık ki, artık tükenme noktasına geldiğin belirten, Karaçizmeli, “Artan iş yükü ve hasta potansiyeline rağmen sağlık tesislerinde bir türlü yapılayan gerekli iyileştirme, yetersiz personel istihdamı nedeniyle insanüstü bir çaba sarfeden sağlık çalışanları bunlar yetmiyormuş gibi bir de ekonomik açıdan da bir dar boğazın içinde yer almaktadır. Zaten yoksulluk sınırının altında olan ve yetersiz olan aylık gelirleri de parçalar halinde ödenerek adeta hayrını görememektedir.
Yıllardır bir türlü iyileştirilmeyen maaş ve ödemeler ile mali açıdan bir türlü yüzü gülmeyen sağlık çalışanları bir o kadar da özlük hakları yönünden kayıplara uğramaktadır. Gerek farklı farklı istihdam yöntemleriyle verilmeyen başta tayin hakkı olmak üzere birçok özlük hakları ve ayrıca memurların tamamına verilmeyen 3600 ek gösterge ile memurlar arasındaki farklı uygulamalar devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
‘TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARI KADROLU OLARAK İSTİHDAM EDİLMELİDİR’
Sağlıkta sözleşmeli idareciliğin tamamen kaldırılması gerektiğini vurgulayan Karaçizmeli, söz konusu alımların liyakat ve eşit koşullarda yapılması gerektiğini dile getirdi. Sağlıkta kayırmacılığın son bulması gerektiğini aktaran Karaçizmeli, “Tek tip istihdam modeli ile sağlık personelinin tamamı aynı mevzuat hükümlerine tabi olmalıdır. 3600 ek gösterge ile kamu çalışanları arasında eşitsizlik giderilmelidir. Tüm Sağlık Bakanlığı çalışanları aynı mevzuat hükümlerine tabi olmalıdır. Sözleşmeli istihdam modeli bir an önce kaldırılmalı ve tüm sağlık çalışanları kadrolu olarak istihdam edilmelidir.
Ayrıca sağlıkta sözleşmeli idarecilik tamamen kaldırılmalıdır. Yöneticiler yine sağlık çalışanlarının kendi içlerinden liyakat esasına ve eşit koşullarda yapılan şeffaf sınav yöntemiyle seçilmeli ve atanmalıdır. Aksi taktirde sağlıkta kayırmacılık ve adamcılık son bulmayacağı gibi mobbing gibi insanlık dışı uygulamalar da artmaya devam edecektir” diye konuştu.
SAĞLIKTA ŞİDDET OLAYLARI
Sağlık kuruluşlarının girişlerine X-Ray cihazı konulması ve hastanelere güvenli girişlerin sağlanması gerektiğini dile getiren Karaçizmeli, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sağlıkta bir diğer kanayan yaramız ne yazık ki, sağlıkta şiddet olaylarıdır. Hemen hemen her gün bu ülkenin herhangi bir sağlık kuruluşundan istisnasız yaşanmaya devam eden sağlıkta şiddet olayları TBMM tarafından çıkarılacak ve ciddi yaptırımların olduğu bir kanunla ancak önlenebilir.
Türkiye’de ilk kez 2022 yılı Temmuz ayında Hürriyet Sağlık-Sen tarafından gündeme getirilen tüm sağlık kuruluşlarının girişlerine X-RAY cihazı konması ve hastanelere güvenli girişlerin sağlanması ile ilgili talebimizde ne kadar haklı olduğumuzun en büyük kanıtı bu hususun gün birçok STK tarafından da dile getiriliyor olması ile anlaşılmaktadır.
Taleplerimizin tamamı karşılanana dek Anayasadan doğan sendikal haklarımızı kullanmak üzer alanlarda olmaya ve gerekirse iş bırakma eylemlerine devam edeceğiz.”